Kemanın genç dehası

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Haberin Devamı

Müzik yolculuğunu ve hedeflerini konuştuğumuz Ilgın Top, müzisyen bir ailede dünyaya gelmiş. Çocukluk zamanlarını “Evde sürekli müzik vardı. Babam Türk halk müziği korosunda, annem ise sanat müziği eğitimi almış ve müzik öğretmenliği yapıyor. Babam ben 2 yaşındayken piyanodan sesler vermeye başlıyor, ben de aynı seslerle karşılık verince kulağımın olduğunu fark ediyor ve 2 yaşındayken beni müziğe yönlendirmeye karar veriyor” diye anlatıyor. Ailesi, Ilgın’ı 5 yaşında piyano eğitimiyle tanıştırmış. 7 yaşına geldiğinde ise aile, İzmir’den kalkıp Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nin ilköğretim okulunun sınavlarına girmek üzere Ankara’nın yolunu tutmuş. Ilgın bunun sebebini, “Türkiye’de konservatuvar eğitimi genelde 12 yaşında başlıyor. O dönemde 7 yaşından itibaren müzik eğitimi veren başka bir yer yoktu ve Bilkent çok iyi bir eğitim veriyordu” sözleriyle anlatıyor. Okulu tam burslu kazanan Ilgın, bunun üzerine ailesiyle Ankara’ya taşınmış.

Haberin Devamı

SAHNEDE BÜYÜDÜ

Ilgın’ın kemanla tanışması da bu dönemde olmuş: “O yaşta çok anlayamıyorsunuz hayat boyu bu işi yapmak isteyip istemediğimize… Ama ben adeta kemana âşık oldum. Çok şanslıyım, çocukluğumdan beri ne yapmak istediğimi biliyorum. Bu uzun ve meşakkatli bir süreç ama müthiş kazanımları var. O yüzden tüm bu öğrenme ve keman yolculuğu bana büyük keyif veriyor. Kemanı ilk elime aldığımdan beri çok seviyorum. Sahnelerde büyüdüm. Elbette zorlukları da var. Örneğin diğer çocuklar gibi dışarıda oynayamıyorsunuz, sürekli çalışmak zorundasınız. Ya da yaptığınız hatalar çocukken sizi çok üzüyor. Ama bunların hepsinin üstesinden kemanı çok severek ve çalışmayı bırakmayarak geldim.”

Kemanın genç dehası

Ilgın Top, daha önce 1. olduğu 2. Uluslararası Suna Kan Keman Yarışması’nın ödül töreninde besteci Hasan Niyazi Tura, HÜ Devlet Konservatuarı Müdürü Metin Munzur ve ADKDER Başkanı Arzu Sugüneş ile böyle poz verdi.

Haberin Devamı

HOLLANDA YOLCULUĞU

10 yıl boyunca Bilkent’te çok iyi hocalarla çalıştığını söyleyen Ilgın, lise eğitiminin son iki yılını Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’nın lise bölümünde tamamlamış. Liseden sonra ise hayallerini daha da büyütmek için Hollanda’nın yolunu tutmuş. Conservatorium Maastricht’te Boris Belkin ile çalışan ve lisans eğitimini burada tamamlayan Ilgın, bu süreçte hem konserlerine hem de ustalık sınıflarına katılmaya devam etmiş.

ÖMRÜM YETTİKÇE…

Büyüdükçe sahnede olmanın büyüsünü fark ettiğini söyleyen Ilgın, “Çocukken, kemana başladıktan 2.5 ay sonra ilk konserimi verdim. Konserler hayatımın bir parçası. Konserler ve performanslar benim büyüme evremin bir aşaması oldu. Çocukken çok farkında değildim ama büyüdükçe sahnede olmaya âşık oldum. O kadar farklı bir his ki… Ömrüm yettikçe sahnede olmak istiyorum” diyor.

Haberin Devamı

ALMANYA’DA DÜNYANIN EN İYİLERİYLE ÇALIŞIYOR

Hollanda’da geçirdiği 4.5 senenin ardından kendisini geliştirmek için Almanya’nın Hannover şehrine taşınan Ilgın, “Eğitim ve öğrenmek hiç bitmeyen bir süreç. Bundan da çok memnunum. Şu an dünyanın en önemli hocalarıyla çalışıyorum. Bunun bana kattıklarını da hissedebiliyorum” ifadelerini kullanıyor. Her zaman bir ayağının Türkiye’de olmaya devam edeceğini söyleyen Ilgın, “Ülkem adına bir şeyler yapmak bana çok keyif verir, o yüzden her zaman Türkiye’de konserler vermeye devam etmek istiyorum” diyor.

USTALARLA ‘USTA’LAŞTI

Suna Kan, Cihat Aşkın, Dora Schwarzberg, Alexander Vinnitski, Viktor Tretyakov, Mincho Minchev ve Itzhak Rashkovsky gibi ünlü isimlerle çalışan Ilgın, çalıştığı tüm isimlerin kendisine önemli katkılar sunduğunu anlatıyor: “Çalıştığım tüm hocalar benim için önemliydi. Örneğin hayatımda katıldığım ilk ustalık sınıfı Cihat Aşkın’ın oldu. Ondan eğitim aldım ve daha sonra iletişimde kaldık. Beni Dünyanın Kemanları Festivali’ne davet etti. Onun sayesinde ilk CD kaydımı gerçekleştirdim. Keman yolculuğum boyunca hep yanımda olmuş değerli bir isim oldu.”

Haberin Devamı

KLASİK MÜZİĞE DAVET

İyi bir müzisyen olmak için ne gibi özelliklere sahip olunması gerekir?” diye soruyorum. Ilgın yanıtlıyor: “İlk adım yaptığınız işi çok sevmek. Bu sevginin getirdiği merak da çok değerli. Kafamda sürekli müzik var. Başka bestecilerden eserler icra etmek istiyorum, yeni dönemler keşfetmek istiyorum. Bu hiç bitmeyen bir yolculuk. Bir de sağlam psikolojiye ihtiyaç var. Performans kaygısı yaşamak bizim mesleğimizde çok olağan streslerden biri. Kendimi iyi hissetmek için en az günde 5 saat çalışıyorum. Ancak bir yarışmaya hazırlanıyorsam 7-8 saate kadar çıkıyor. Klasik müziğin Türkiye’de yaygınlaştırılması ve sevdirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Klasik müzik kapalı bir kutu gibi, her dinlediğinizde yeni şeyler keşfediyorsunuz. Herkesi klasik müzik dinlemeye davet ediyorum.”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Kemanın genç dehası

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Hepsi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin